16 Ekim 2012 Salı

Hayatı erteledim galiba...

Sevgili Özüm'ün uyarısı üzerine cidden sürekli diyet yazıları yazmaya başladığımı farkettim.Yazmak bir yana, sürekli kafamda birazdan ne yiycem, akşam şunu yerim, diyet bisküvi bitmiş almam lazım, bıdı bıdı saçma sapan düşüncelerle kendimi meşgul ediyorum.

Aman aman pek merak edilesi bir hayatım kalmamış ki yazayım. Küçük cadı 11 aylık oldu, büyük ise 4 yaşına girmek üzere. İkisinin de doğum günü Kasımda. Doğumgünü kutlamalarına hazırlık çalışmalarım devam ediyor...

Koca bey desen, çok yiyip çok içmekten, kilolar ve yağlı beslenmeden dolayı sağlığını kaybetti ama geri toparlamaya çalışıyor. Alkol almayı sevdiğini biliyordum ama bu kadar olduğunun farkında değildim. Adam ciddi ciddi zorlanıyor içmemekte. Acaba kocam bir alkolik de ben mi ayılamadım diye düşünüyorum. Belki onu düşünmemek için kendime odaklandım, bilemiyorum. Alkolü bıraktı, yemeyi içmeyi eskisine göre azalttı ama monoton şikayetçi bir adam oldu. Geçen bir ay, dırdırcı sürekli şikayet eden mutsuz bir adamla yaşamak mecburiyetinde kaldım, sanırım bünyesi yavaş yavaş alıştı da yüzü gülmeye, son 1 haftadır bizimle ilgilenmeye başladı.

Kayınvalideyle pek muhatap olamıyoruz çünkü kendisi evini yaptırıyor. Bir odasını da büyük cadı istedi diye pembeye boyatıyormuş, onun odası olacakmış. Her hafta sonu babaannesinde kalmaya alıştı, tabi şımartılmaya da alıştı. Ben hakkından geliyorum ama zavallı çocuğumun dengesi bozuluyor. 5 gün disiplin, 2 gün bayram:) Hayır lafını kullanmayı bilmez mi insan yahu. El kadar bebe, koca kadını parmağının ucunda oynatıyor. Allahtan küçük kızıma 8 ay bilfiil ben baktım, bakıcıyla birlikte çok uyumlu olduk. Şimdi ilkindeki gibi gelmeye karışmaya kalkmıyor. Bu 2 numarayı pek de sevmiyor sanırsam:)) Allah razı olsun büyüğe çok baktı ama beni de çok yıprattı. Artık istemiyorum ne baksın ne dırdır etsin karışsın. Koca beye de talimatı verdim, istediği kadar gelsin otursun ama benim düzenimi değiştirmeye kalkmasın çok fena bozuşuruz dedim. Zaten gelmiyor, gelemiyor çünkü, evimiz üçüncü katta ve asansörü yok:)))

İşyeri desen çok yoğun ama huzurlu, kimse kimseye karışmıyor, her gün işe yarım saat geç kalıyorum bişey diyen yok. Ama ben de çok çalışıp telafi ediyorum. Bu arada Brüksel'e gidicem sanırım 3 günlüğüne. Toplantıya katılımım onaylandı, imzadan çıkınca kesinleşmiş olacak.

Görüldüğü üzere bişeye benzemeyen, ancak 2 haftada bir arkadaşlarla görüşebildiğim (bazen çocuklu/çok nadir çocuksuz) monoton hayatımda kendimi oyalamak üzere zayıflamayı amaç edindim. Belki bu şekilde daha mutlu olurum...

Mutsuz değilim ama hayat sevincimi azbuçuk kaybettim heralde :)))

4 yorum:

sevgı saygı dedi ki...

sağol benı cıddıye aldığın ıçın...ben 104 kg olup dıyetten koşar adım kaçınca habıre zayıflayanlara gıcık oluyorum..tamamen kıskançlık yanı olay....

senın büyük cadı gıbıydım bende küççükken...bana prenses muamelesı yapıp yanlızlığını dındıren bı ananem vardı...sonu pek fena bıtıyo haberın olsun....

bence mutlusun...ben ıyı görüyorum senı...

mariposa dedi ki...

Sen benim burada en ciddiye aldığım insanlardan birisin...

Fena değilim diyelim, iyi olmaya çalışıyorum...

... dedi ki...

aaa sahi, snein blogun diyet blogu degilmis:)

ben zayiflarsam olur da, blogumun formatini degistireyim diyorum.
ay ne yapsam ki:)

mariposa dedi ki...

Napcan, benim gibi kaynanayı kocayı bebeyi çekiştircen:))))

Arada kilo verme maceralarını da yazarsın, oldu bitti :))