19 Şubat 2012 Pazar

İskender

Neyse veleti buldum, bakıcı kızlardan birini kendine esir etmiş bilgisayarda oyun oynuyorlar. Nerde kalmıştım, İskender mevzusuydu galiba :) Allahım neydi günahım beni bu kadar iradesiz yarattın, hadi iradesiz yarattın beri metabolizmamı hızlı yapsaydin :) ben ona yedim ama o da beni yemekte su an... Gerzek gibi su şişemi de yanımda taşıyorum artık su icsem yarıyor diycem :)

Pis Rus kadınları, gidin yanımdan kıskançlıktan catliycam şimdiii!!

Oyun parkları yasaklansın kardesiiim!!!

Birgun biter diye bekledim ama bitmiyor yahu! Bu postu bizim velet top havuzu icinde yuvarlanirken yazıyorum. Beni de bırakmıyor ki gezeyim. İllaki görecek cadı ;) kızımı ihmal etmeme ve kaliteli zaman geçirme adına bebek cadıyı evde babasına bırakarak kizimla basbasa gezmeye çıktık. Top havuzu, dondurma, yemek ve gene top havuzu... Tam arkamda bedava cocuk tiyatrosu var ama nafile çıkmıyor.

Ayrıca yan tarafımda cocuklarını getiren 3 Rus kadın var, depresyondan depresyona soktular beni. Belleri kolum kalınlığında, bacakları da boyum kadar :) cocuk ziriltisindan cinnet geçirirsem bunları da temizliycem, Turk kadınlarına bı faydam dokunsun bari :)

Zaten bizimki rejime başlamamı kutlamak için İskender yiycem diye tutturdu, üçte birini yedi, geri kalanını ben yedim. Pis boğaz ben :(

Anam yazı yazarken bizim cocuk gözümün önünden kayboldu gidip bulayım su İskender konusunda ayrıca yazicam :)

16 Şubat 2012 Perşembe

Alışveriş kavgası :)

Koca bey aslında çok iyidir ama pek savurgandir. Cumartesi gelecek misafirlerimiz için Alışveriş yapmamız gerekiyordu. Gayet güzel el ele çıktık yola, sohbet muhabbet metro markete ulaştık. Sozde toptancilarin yogunlukla kullandığı ve görece daha uygun fiyatli olması gereken bir yer. Balığı da mükemmel. Hersey koca koca kolilierle de satılıyor vs. Ben baktım fiyatlara gayet pahalli, koca bey bakmadan atıyor malları sepete. Sadece balığı almak için gelmiştik zaten, alıp çıkalım ben evin yakınındaki süpermarketten alayım dedim. Vay niye almiyormusum da is cikariyormusum vidi bidi ötmeye başladı. Ben açıkladım kibarca ama anlamadı. Ben de bağırarak anlattıktan sonra aldığımız 7 parça şey için 171 tl ödeyerek çıktık. İnanın hicbirsey almadık yani. Balık, rakı, kırmızı toz biber, sosis, soda ve oyun hamuru ;) eğer ful alışverişi oradan yapsaydık 800den aşağı çıkamazdık. Adamın parasını koruycam diye resmen durduk yere kavga ettik. Gittim ben kendim 200 tl harcadım evin tüm eksiğini aldım. Bile bile kaziklanamadim yani .. Herneyse koca beyle bir süre sonra barıştık ve bana 1000 tl verdi ekstra harcamam için ve yemin ettirdi sadece kendime alışveriş yapacakmisim. Bı de üstüne bı avm ye götürdü ay bir mutlu oldum anlatamam. Kendime ayakkabı çanta elbise kazak filan aldı lakin para bitmedi, haftaya başka bir yere gidicem bakalım :) demek ki bı is yaptı ekstra para buldu ( kocam mutahittir bu arada) tasarruf benim neyime, bem harcayinca mutlu oluyorsa ben de paraları ezicem bundan sonra, bakalım musrif es nasıl biseymis öğrensin :)

Biz çok anormal ve uyumsuz bir çiftiz bence, Allah sonumuzu hayretsin :)

15 Şubat 2012 Çarşamba

Uykusuz geceler bitmiyor, dellenmeye az kaldı

Benim minik bebisim dediğim gibi çok uslu gecede bir defa kalkip sutunu icip yatiyor ama büyük kız canımı okumakta... Hala yatağını ayiramadim bana yapışmadan uyuyamiyor. Biliyorum çok büyük basiretsizlik ama üstesinden gelemedim. Yaza doğru ayrılma çalısmalarına basliycam. O zamana kadar burun burunayiz heralde. 1haftadir hasta ve sabaha kadar tepiniyor. Kafayı yemek uzereyim bakalım ne olacak. Ee uykusuzluk yüzünden enerjim yok. Spor filan hak getire, rejim desek daha baslayamadim :( sanki boole icim çekiliyor kudurmus gibi tatlı yiyorum. Her lokmada kendime lanet ederek yemeye devam etmek çok acinasi bir durum. Ya madem yiyerek de mutlu olmuyosun, ne diye yemeye devam ediyosun be kadın. Her sabah aynı terane, kahvaltıda nutellayla karşılaşana kadar devam ediyor. Her gün bugün yemiycem lafiyla uyanıp kendi lafımı yiyerek güne devam ediyorum. Zaten yardimci kadin da ilk dogum yaptiginiz zamanlarda gobeginiz daha azdi kilo aldiniz dedi, beni benden aldi . Amma dertliyim di mı :)
Bu arada artık yazılarımı gecenin dördünde bebek emzirirken yazıyorum. Gün icinde pek vakit olmuyor. Böyle de güzel oluyormuş.
Daldan dala atlamayım koca beyle kavgamızı bir sonraki postta anlatayım da gülünüz efendim :) yarın yazmaya devam, görüşmek uzere

13 Şubat 2012 Pazartesi

Gene geldim bu sefer temelli burdayim :)

Merhaba arkadaslarım nasıldınız? Umarım beni izlemekten vazgecmemissinizdir. Noktalama işaretleri ve yazım hataları nedeniyle şimdiden özür dilerim çünkü cep telefonundan yazıyorum. Evet salak ben ancak farkedebildim bu sekilde yapabileceğimi :)
Haberlerim okadar çok ki , iyisiyle kotusuyle anlatmaya başlıyim hemen. Minik cadı 2 geldi biliyorsunuz ama serserilik yaptı beni çok üzdü. Doğumdan hemen sonra nöbet adı verilen kasilmalar yaşadı ve 3 gün yogun bakımda kaldı. Yapılan binbir çeşit test , çekilen mr ve Eeg ler neticesinde hicbirsey bulunamadı sonunda sebebi bulunamayan nöbet yüzünden 2 sene ilaç kullanmaya mahkum olduk. Olsun Allah beterinden saklasın dedim ama neler çektiğimi bir de bana sorun. Ne lohusaligimi bildim ne anne oldugumu. Allah kimseyi çocuğuyla sinamasin. Kaybedicem zannettim dünyam basıma yıkıldı . Şimdi çok iyi , anne sutuyle besliyorum sadece ve küçük bir tosuncuk haline geldi hiçbir gelişim geriliği yok. Çok uslu bir bebek...
Küçük cadı 1 ise önce kıskançlıktan kendinden gecti. Altını islatmalar sebepsiz ağlamalar hircinliklar filan 1 ay sapitti . Yazık ona da çok üzüldüm elimden geldiğince onu çok sevdiğimi anlattım ve bu zor süreci az hasarla atlatabildik . Üstelik kreşe de başladı önceki postta belirttiğim akraba kreşine :)
Beni sorarsanız çok iyi durumdayım. Doğumdan 20 gün sonra eski kiloma 2 kalmıştı ama olmadı o noktada kaldım hatta gerileme oldu 1 kilo daha aldim su anda 75 kiloluk bir tosuncugum :) hiç yoktan iyidir duyup kendimi avutuyorum. Spora basliycam bu hafta ici. Yememe de dikkat etmem lazım. Beni sabah yediğim pekmez tereyağı ikilisi mahvetti çünkü iştahımı korkunç açtı :)
Dondüm dolaştım gene bu blogu açma nedenim olan kilo mevzuu ile karsiniza ciktim :) AMA bu Sefer olacak, hicbir bahanem kalmadi kilo vermek icin. Onumuze bakalim kilolari verelim sonra 2 cocugun vermiş olduğu hasarlardan sonra elde kalan bu viraneyi nasıl eski haline getireceğimizi düşünelim :)
Hepinizi çok özledim dostlarım, selam olsun sizlere...

4 Kasım 2011 Cuma

Mariposa Kaçar:)

Bugün benim işte son günüm, doğum iznine ayrılıyorum. Bir süre yazamayabilirim ama herbirinizi tek tek takip edicem, herkes kendine iyi baksın... Sanırım 6 ay kadar uzatıcam evde kalma işini, rapor vs. kullanmayı düşünüyorum. Ama dönüşüm muhteşem olacak. İnşallah kafayı yemem bu süre zarfında:)

Bu arada en önemli şeyi atlamadan yazayım. BAYRAMINIZ KUTLU OLSUUUUUUUNNNN

27 Ekim 2011 Perşembe

Son haftam, artık ayrılıyorum

Doğum oldukça yaklaştı, bayrama kadar çalışıp sonra izne ayrılıcam. İşyerinde sağolsunlar üzerimdeki işleri aldılar ve işyerindeki son 2 haftayı rahat geçirmemi sağlıyorlar. Ben de sağdan soldan film bulup izliyorum, internette geziniyorum filan. Vakit geçmek bilmiyor, at gibi koşmaya alışmış olan ben, boşluğa düşmüş gibi hissediyorum :)

Kendimden kısaca bahsedeyim, kocaman bir göbek oldum. Herkes burada doğuracaksın heralde diye takılıyor. 13 kilo almış bulunmaktayım ama daha 5 hafta var, inşallah 2den fazla almam.

Bizim minik cadıyı eşimin kuzeninin kreşine vermiştik ya, sonu hüsran oldu. EE çocuk her ağladığında zart zart arayıp gelin alın derlerse olacağı buydu. Neymiş efendim, ağlamasına dayanamıyorlarmış. Profesyonellikten uzak yaklaşım işte budur. Çok aşırı ilgilendiler sözde, sürekli biri kucağına aldı, ağlayınca baba ya da babaanne(!) çağırıldı. Şimdi bana iyilik mi yapmış oldular? Anladığım kadarıyla bizden kreş ücreti almamışlar, çok merak ediyorum ücret verseydik yani tanışıyor olmasaydık sürekli bizi çağıracaklar mıydı? Ya da "çocuk bu, ağlar ama dayanmanız lazım hepsi ağlıyor mutlaka alışacaktır" diyip bize cesaret ve dayanma gücü verirler miydi? Zaten dışkapının mandalı konumuna düşürüldüm. Babaannemizin yeğeni olduğu için direk baba ve babaanne aranıp onlara rapor verildi. Koca sülale bi çocuğu kreşe alıştıramadılar anlayacağınız. Neyse, bundan sonraki süreçte, yani yeni kreş denemesinde herkesi oyma hakkım oldu :)

Böyle gülerek anlattığıma bakmayın, son derece sinirlendim ve karı koca huzurumuz kaçtı. Ben hamileyim zaten, diğer çocuk gelmeden alışması gerekiyordu ama kimse uğraşmadı. Niye çocuğu zorluyormuşuz? Ya ne zorlaması, altı üstü yarım gün yani 3 saat gidip oyun oynayacaktı, sosyalleşecekti. Taş taşıtacak değildim ya:) En kızdığım kişi ise kreş sahibi kuzen, ee para almayınca alıştırmaya gerek görmediler heralde... (Bu arada koca buzdolabı alıp hediye ettik, dahası da gelecekti...) Neymiş efemmmm, çok ağlıyormuş dayanamıyormuş içi parçalanıyormuş. Her ağlayana dayanamıyorsan en kısa sürede batarsın sen. Hırslandım, eksi hanelerine yazdım :)

Annem Alanyadan teşrif etti sonunda:) Bi metre göbeğin olmuş diyo, e anneciğim doğursam doğururum artık, baştan beri yanımda olmadığın için göbeğimin büyüyüşüne şahit olamadın, görünce şok olman ondandır diyemedim:) Ama kendi çapında uğraşıyo, 1 haftadır günde bikaç saat de olsa kızıma bakıyo gezdiriyo filan. Geçmişe mazi derler diyip konuyu kapattım bende, iyiniyetli olduğuna inanmak ve herşeyin güzel gideceğini düşünmek istiyorum. O da pişman eminim, bilinçsizce kaprislerle el birliğiyle sütünün kesilmesine sebep olduk çok üzgünüm diyor. Ben de affettim gitti, hem affetmeyip ne olacak, annemdir ne yapsa yutmak durumundayım. Allah başımdan eksik etmesin...

Evde olduğum süre içerisinde çok fazla yazabileceğimi zannetmiyorum ama mümkün olduğunca blogları takip etmeye çalışacağım. Malum koca beyden tırsıyorum bloğumu öğrenirse diye. Anası hakkında az atıp tutmadım burada:)))

Haftaya görüşürüz...