19 Ağustos 2010 Perşembe

Döndükte sonra...

Pazar akşamı saat 8.30gibi Ankara'da olduk. Ama pestilimiz çıkmış saçı başı dağıtmışız, anneme bile haber vermek için aradığımda "nooldu sesin çok kötü bişey mi oldu yavruuum" şeklinde çok kötü durumda olduğumu, sesimin bile kendinden geçtiğini bana hatırlattı. Bavuları almak için bekliyoruz. Dönüyo Allah dönüyo sürekli bavul geliyo ama bizimkiler yok. Bir bavula sırf yeni alınanları yerleştirmiştim, hediyeler alınan yeni ciciler, benim eşyalarımı sırtçantama(kamp çantası gibi devasa bişey) tepiştirmiştim, diğer bavul ise kocamın şahsi eşyalarıyla yeni aldıklarına aitti. Sırt çantası yanımda olduğundan benim eşyalarda sorun yok, en son benim hediye bavulu geldi ve bavul yüklemesi durdu :) Bankoda biryığın bavul, bankonun etrafında da biryığın insan var. Toplu bir karışıklık olmuş ve yaklaşık 30 kişi filan bavulumuzu alamamış olduk. Benim tuzum kuru tabi, herşeyim gelmiş:) Koca bey küplere bindi, diyorlar ki bavullar bir sonraki uçakla gelecek, yarım saat içinde burda, iyi bakalım bekleyelim dedik. Herkes de bekliyo haa... Uçak geldi, bekleyenlerin bir kısmı bavulunu aldı, kocamın ve bir kısım yolcununki gene yok. 20 dakika sonra bitandaha gelecek bekleyin, gene bekledik gene bir kısım aldı biz kaldık, böyle diye diye 12'ye kadar bekledik :) Ama sonuç gene yok. Ben yorgunluktan yere oturdum mal gibi gelene geçene bakıyorum, koca bey sinirden köpürmüş şimdi bikaç kişiyi boğazlıycam diyo, en sonunda rapor tutturdum eve gönderin dedim. Biz de 12.40 gibi eve gelebildik:) Yani 4 saat havaalanında sürtmüş olduk:)

Bebeğimi çok özlemiştim, akşam 9.30da evde olursak en geç, onu da alır (kayınvalidemde kalıyordu) eve geçerim birlikte hasret gideririz diye düşünmüştüm ama nerde, bebek uyumuş. Bu arada ben ertesi gün işe başlamak zorundayım. Sabah erkenden gidip bebeği görüp tekrar ayrılmak istemedim psikolojisi iyice bozulmasın diye. O nedenle bebeğimi göremeden uyudum ve ertesi sabah işe gittim. Yani 1 gün gecikmeli olarak bebeğimi görebildim.

Ben gittiğimde yeni uyanmıştı, yataktan kalkmaya çalışıyordu, sarıldım öptüm inanamadı resmen. Sürekli bıdır bıdır kendi kendine konuşan çocuk dondu kaldı, 3 dakika ses çıkaramadı. Gülümsüyor, sarılıyor, sonra tekrar bana bakıp tekrar sarılıyor. İçim cız etti, birdaha çocuğumdan asla bukadar uzun süre ayrılmayacağım. Tabi ayrılık korkusu falan gelmiş heralde, sürekli benim peşimde dolanıyor, gece babasının kucağına gitmiyor, gündüz de her işini bana yaptırıyor:)

Bebeğin konuşmaya başlaması güzel birşey de, "anne işe gitme" demeye başladı. Ağlar gibi yapıyor ama ben bu konuda prim vermiyorum. Boşuna ağlama gitmek zorundayım akşam gelicem birlikte oynıycaz diyorum o zaman anlayıp susuyor, şimdiye kadar yaptığım en doğru şey bebeğime hiç yalan söylememiş olmam. Gideceksem gidicem diyorum, gitmiycem diyorsam asla gitmiyorum, o nedenle bana inanıyor ve güveniyor.

Döndük, 2 gün sonra Ramazan başladı, ben de bu sene oruç tutmaya niyetlenmiştim. İlk iki gün tuttum, koca bey de çok mutluydu, o hiç kaçırmaz zaten. Gece bana çay demleyip yiyecek birşeyler hazırlıyor sahura kaldırıyor, beraber yemek yiyoruz çok güzel muhabbetliyiz. Akşam da kayınvalide iftara çağırıyor. Herşey güzel ama benim boğazımda bir ağrı başladı, bi yandan da omzum tutulmuş. Orucum su içemiyorum ama nasıl ağrıyor. Gülemiyorum eğilemiyorum, yemek yemek yutkunmak işkence oldu. Sanki biri bööle yavaş yavaş boğazımı sıkıp beni nefessiz bırakıyor bir süre sonra da ellerini gevşetiyor gibi bir his yani. 3.gün tutamadım artık çok fenalaştım. Koca bey neyin var, bişey yoktur, bende de faranjit var abartıyorsun falan diyo. Doktora gittik, guatır bezi iltihaplanmış gibi gözüküyor dedi. %90 böyleymiş ama emin olmak için parça alacakmış. Ben de tabi olmaz dedim, antibiyotiğe başlattı ağrıkesici verdi, mutlaka boyun ultrasonu çektirmemi istedi. Koca beye olanları anlattım ondan sonra bana inandı:) Ben de oruca zorunlu mola vermek durumunda kaldım. Antibiyotikler bitene kadar böyle 4 gün filan daha kaldı heralde.

Kocam oruç, tabiki ona iftar hazırlamak benim görevim ama be adam insaf et 6.30da evdeyim , bebek sürekli kucak diyor ve bacağıma yapışmış durumda, azıcık oyala da yemeği hazırlayım diyorum çok yorgunum halsizim ilgilenemem diyorsun. Ben süpermen miyim, işten sonra alışverişe mi gideyim(pideyi tüm yemeklikleri ben alıyorum) evi mi toplayayım yemek mi yapayım sofra mı kurayım senle mi ilgileneyim bebekle mi ilgileneyim. Eminim bunların hepsini yapacak kapasitede olan becerikliler vardır aranızda ama ben öyle değilim. Sürekli paçamda anne kucak diyen mızmızlanan bir bebek ve aman ihmal etmeyim diye bir yandan onunla oynarken yemeğini yedirirken ben bunları yapamıyorum. Şu ev taksidi bir bitse haftanın 5 günü yardımcı alıcam tüm bu dertlerimden kurtulucam. Gücüm de yetmiyor, sabahtan akşama kafa patlatıyorum, gece bölük pörçük uyku, illa bebek bana yapışacak benle yatacak. Çaresiz kaldım, yetişemiyorum...

Ha koca bey de ara sıra alışverişe gidiyor, dün aldıklarını söyleyeyim, hamburger ekmeği, hamburger köftesi, koca bir kova(evet kova yanlış okumuyorsunuz) barbekü sosu, koca şişe acı sos, 12 tane 1 litrelik kola, bi paket piliç nugget. Daha da bişey demiyorum...

Şimdilik benden bu kadar.

2 yorum:

TUĞBA dedi ki...

kocalar böyle işte , oruç tutorlarya yan gelip yatacaklar.sen her şeyi yeyip içensin onun gözünde.böyle oluncada yan gelip yatma hakkına sahip oluyor kendince.
bebeğinin tepkisi çok normal.ama anne babanında başbaşa kalmaya ihtiyacı var.onunla bol vakit geçirmelisin bence.

mariposa dedi ki...

Haklısın Tuğbacım, ben de öyle yapmaya çalışıyorum