13 Temmuz 2010 Salı

Gidiyorum, hemen dönücem

Bir önceki postta kocacık (bakınız kocacık diyorum gene güzel bişey yaptı:))ile yaptığımız haşin tartışmayı anlatmıştım. Onu mecbur kalmadıkça aramadım 4-5 gün kadar, sonra da çok az aradım öölesine konuştum. Çok koymuş sanırsam kendisine, senin derdin ne beni sevmiyor musun niye aramıyorsun vs gönlümü almaya çalıştı, alamayınca gene hır çıkarmaya çalıştı ama yemedim tabiki bu numaraları. Mesafeli duruşuma bugüne kadar devam ediyordum. Ama az önce işyerime kocaman bir buket kırmızı gül göndermiş. Yarın bizim evlilik yıldönümümüz, yarın bir aksilik olur diye bugünden yollamış :)) Ben de napim yelkenleri suya indirdim, aradım işveli cilveli konuştum, o da biz geliyoruz diye market alışverişine çıkmış, sana sevdiğin müsliden alıcaktım onu arıyodum dedi(daha önce böyle bişey ne söyledi ne yaptı), ben tabi iyice eridim. Çiçekten çok bu hoşuma gitti. Koce beyden kocacık'a terfi etti gene:))

Bebeğimi bırakmak için yarın Bodruma gidiyorum. Ordaki yazlık maalesef yanmadı, yıkılmadı mecburen gidicem:) Pazartesi sabah da ilk uçakla dönüyorum. Bu sefer 4 gün kadar tamamen özgürüm ne bebek ne koca olacak...

Bir sonraki hafta sonu ise ver elini Amerika. Çok şahane bir program yaptım. 1 hafta iş için gidiyorum ama ertesi hafta çılgınca eğleniciiiz :) Washington, Los Angeles, Disneyland, Universal Stüdyoları, Las Vegas... Biraz tuzluya patladı ama napim bidaha gidemem heralde. Böylece hayatımda ölmeden önce yapmak istedikleriminin bir kısmını daha gerçekleştirmiş olucam. Şimdiden heyecanı sardı...

Ama öncelikle bakalım Bodrum tatili nasıl geçecek??

1 yorum:

TUĞBA dedi ki...

çok şanslısın...
çok eğlen...